SİNEMA FİLMLERİNDEKİ BÜTÜN DELİKLER, YARIKLAR VE ÇATLAKLAR ANA RAHMİ OLMAK ZORUNDA MI?/ "AAAAA! BU ADAM ÖLÜ MÜYMÜŞ?" BÜTÜN FİLM BOYUNCA NE YEMİŞSİN BİZİ BE SHYAMALAN./ ŞEHRİMİZDE FİLM FESTİVALİ OLDU DA, BİZ Mİ GİDİP İZLEYİP YORUM YAPMADIK./ ALLAH RIZASI İÇİN 'SÜRREALMOVİEZ' DAVETİYESİ VERECEK YOK MU?

19 Kasım 2015 Perşembe

LA CASA DEL FIN DE LOS TIEMPOS aka. The House at the End of Time/ Zamanın Sonundaki Ev aka. Araftaki Ev, Alejandro Hidalgo, Venezuella, Dram, Gizem, Gerilim, 2013

Çocukluğunu 80'li yıllarda yaşayıp, Bilinmeyen Ansiklopedisi'nin fasikülleri ve kült dizi Alacakaranlık Kuşağı izleyerek büyüyen ve X-Files/ Gizli Dosyalar ve Atlantis/Martin Mystere çizgi-romanını okuyarak bedensel, ruhsal ve zihinsel gelişimini tamamlayan biri olarak saydığım tüm bu malzemeleri içinde bulabileceğiniz, ilginç bir senaryoya sahip bir film Zamanın Sonundaki Ev. Ancak genel olarak sinema ve forum sitelerinde denildiği gibi tür olarak "Korku"ya pek girmiyor; her ne kadar filmin atmosferi sizi gerse de aslında olayın bambaşka olduğunu finale doğru anlıyorsunuz. Adında "... Ev" kelimesi geçen her film gibi Zamanın Sonundaki Ev de bir "tekinsiz ev" filmi ve bu tekinsizliği size açılış sahnesiyle ziyadesiyle veriyor. Açılışını 1981 yılında yapan film, söz konusu evde bilinmeyen güçler tarafından öldürüldüğünü gördüğümüz bir baba ve oğlunun (aslında oğul ölmüyor sadece ortadan kayboluyor ama o da ölmüş kabul ediliyor) cinayetinden evin annesi Dulce'nin sorumlu tutulmasını ve müebbet hapse mahkum edilişini gösteriyor bize. Ardından 30 yıl sonrasına atlıyor film ve artık yaşlanmış olan Dulce yaşlılıktan dolayı cinayetlerin işlendiği kendi evlerinde ev hapsine alınıyor. Dulce'nin eve dönüşüyle birlikte evde de garip olaylar yaşanmaya başlıyor tekrar ve artık yaşlanmış olan Dulce bir rahibin de yardımıyla 30 yıl önceki cinayetlerin sırrını ve evin gizemini çözmeye çalışıyor.
Aslında paranormal olarak bakıldığında, hem Bilinmeyen Ansiklopedisi'nden hem de Martin Mystere'den (ki bu çizgi roman hikayelerini gerçek mekan ve olgulara dayandırır) öğrendiğimiz kadarıyla yeryüzünde bu tür mekanlar veya coğrafi noktalar gerçekten de bulunmakta. Bunların en ünlülerinden biri Bermuda Şeytan Üçgeni diğeri de aynı eksende, ama tam aksi yönde bulunan Japon Ejder Üçgeni'dir. Bu iki nokta da buradaki tekinsiz ev gibi kaybolmaların veya zamanda kaymaların, ışınlanmaların yaşandığı birer nokta olarak tanımlanıyor (en azından paranormal olarak böyle açıklanıyor). Biz de, Rahip'in ev hakkında yaptığı araştırmalardan Zamanın Sonundaki Ev'i inşa eden 33.dereceden Hür ve Kabul Edilmiş Mason'un uzun incelemelerden sonra evin sadece o noktaya inşa edilebileceğini söylediğini öğreniyoruz. Çünkü finalde öğrendiğimiz kadarıyla o nokta, zaman ve boyutlar arasında geçişi sağlayan bir kavşak noktası. Zira yine Rahip'in yaptığı araştırmalardan o evde kaybolanların sadece Dulce'nin oğlu olmadığını öğreniyoruz. Bu nedenle bir korku filmi gibi başlayan film, senaryosunu zamanda yolculuğa bağlayarak farklı bir kulvarda seyrediyor. En azında doğaüstü yaratıklardan nasiplenmeye çalışmıyor gizemini açığa çıkarırken.
W. H. Hodgson'un tekinsiz evi "Sınırdaki Ev" ve Martin Mystere/Atlantis'in "Dünyanın Sınırındaki Ev" macerasının yayınlandığı Tay Yayınları 4. sayısı kapağı. Ev arkada.

Film, "tekinsiz ev" fenomeniyle kült Gotik yazar H. P. Lovecraft öykülerini ziyadesiyle hatırlatmakta ve etkisi açıkça görülmekte, hatta Lovecraft'ın da esin kaynaklarından biri olan W. H. Hodgson'un hemen hemen aynı isimli ve yine boyutlar ve zamanlar arasında geçiş sağlayan bir evi anlattığı kitabını da etkileşimde bulunduğu eserler arasında sayabiliriz, "Sınırdaki Ev". Yine Lovecraft'ın da bir karakter olarak içinde yer aldığı Martin Mystere'in "Dünyanın Sınırındaki Ev" macerasında var olan evin, zamanda ve boyutlar arasında geçiş sağlamasıyla da (ve tabii isimsel olarak da) filmle benzeştiğini söyleyebiliriz. Zamanın Sonundaki Ev, edebi ve paranormal olarak sağlam yerlerden referans alan, iyi ve finalde şaşırtan, ama film bitip üzerine biraz düşündükten sonra daha da iyi olabilecekmiş hissini veren bir senaryoya sahip. Tabii beyazparde hakimiyetinden dolayı Hollywood'un hiper yakışıklı ve güzel yıldızlarını seyretmeye alışık gözlerimiz Venezuellalı yıldızları biraz yadırgasa da film her şekilde izlenmeyi hak ediyor.

                                                       IMDb                    rottentomatoes