FİLMSEL KAVRAMLAR: 'İYİLİK'İN SIRADANLIĞI, 'KÖTÜLÜK'ÜN YÜCELİĞİ


Fark ettiniz mi? Batman Dark Knight'tan yapılan bütün alıntılar hep Joker'in sözleri ve en doğru, en mantıklı cümleleri hep o kuruyor. Batman film boyunca tanınmamak için gırtlaktan "Khhhhhh"lamaktan başka bi şey yapmıyor! Aslında bu bütün Batman seri filmleri yanı sıra bütün iyi-kötü savaşı üzerine kurulu filmlerde hep aynı. Önce kötü karakter yaptığı eylemin sebebini açıklarken en mantıklı cümleleri kurar, ama sonra 'iyi' kahraman onun peşine düşer. Böylece kötü karakterin söylediği cümleler, doğru olsalar bile, sistem karşıtı oldukları için 'kötüdür' algısı yaratılır. Biz o cümleleri paylaşırız ama,kimse sonunda sistem (iyi karakter) tarafından tokatlanan o kişinin yerinde olmak istemez ya da yaptığını yapmak. 

Joker dışında Matrix'in Ajan Smith'inden İnanılmaz Aile-2'nin Ekranköleci'sinden ya da Last Witch Hunter'ın Kraliçe'sinden bunları duymak mümkündür. Örnekler çoğaltılabilir, son dönem için bunlar aklıma geldi. Mesela Matrix’de Ajan Smith’in İnsanoğlu için yaptığı saptama sanırım şimdiye kadar yapılmış en iyi yorumlardan biridir: “Sizinle, bir süredir kafamı meşgul eden bir düşüncemi paylaşmak istiyorum. Bu düşünce aklıma sizin türünüzü sınıflandırmaya çalışırken geldi ve anladım ki sizler aslında memeliler sınıfına dahil değilsiniz. Bu gezegendeki tüm memeliler, yaşadıkları çevre ile içgüdüsel olarak bir denge kuruyorlar. Ama siz insanlar öyle değilsiniz. Bir bölgeye yerleşiyorsunuz ve çoğalıyorsunuz, tüm doğal kaynakları tüketene kadar çoğalıyorsunuz. Canlı kalabilmenizin tek yolu başka bir bölgeye yayılmak. Bu gezegende bu şekilde yaşamını sürdüren bir organizma daha var. Ne olduğunu biliyor musunuz?Vvirüsler. İnsanlar hastalıktır. Bu gezegenin kanserleri. Sizler vebasınız ve bizler de bunların ilacıyız.”.

İnanılmaz Aile-2'nin Ekranköleci kötü karakteri de tartışmasız en doğrulardan birini söyler: "Tartışmıyorsunuz, tartışma programları izliyorsunuz. Oyun oynamıyorsunuz, oyun izliyorsunuz. Gezmek, ilişki kurmak,  risk almak: Tüm anlamlı deneyimler paketlenip takdim edilmek zorunda ki onları uzaktan izleyesiniz.". Yine Last Witch Hunter'ın Kraliçe'si de benzer cümleler söyleyerek insanoğlunu eleştirir: “Sıçanlardan farkınız yok. Taş üstüne taş koyup ev yapıyor, pislik içinde yaşıyorsunuz. Dünyamıza izinsiz girdiniz. Bu yüzden vebayı yarattım. Bu yüzden her biriniz mahvolmalısınız.”.
Herhangi bir süper kahraman filmine veya iyi-kötü savaşını işleyen bir filme baktığınızda ‘iyi/süper karakter’ böyle bir eleştiri yapmaz insanoğlu için, mevcut sistem için. Bunu sadece filmlerdeki kötü karakterler yapar; bizim açımızdan en doğrusunu söylerler ama bunu söylemek sistemin gidişatı için kötüdür ve bizim de bir vatandaş, bir insan olarak dillendirmemiz/sisteme baş kaldırmamaız hoş karşılanamaz ve o kötü karakter yerine konularak cezalandırılırız. Aslında filmlerde karşımıza çıkan –prensipli, erdemli- bu kötü ve kötülük Kant'ın “Yüce” tanımı içerisinde yer alır; yani ilkeleri vardır. İyilik ve iyiler ise sıradandır; çünkü onlara iyi olmaları söylenmiş, iyilik öğretilmiş, iyi biri olmazlarsa hem dini olarak hem de devlet eliyle cezalandırılacakları söylenmiştir. Kant “ilkeleri ile erdemli” olmayan her iyilikten şüphe eder, ona göre “iyi yüreklilik, yani yüreğin güzelliği ve bireysel vakalarda sunulan görüntüye göre sempatiyle ya da iyilikseverlikle harekete geçebilme duyarlılığı, değişen koşullara fazlaca tabidir; zihnin güdüsü evrensel bir ilkeye dayanmadığı için, nesnelerin hangi yönlerini gösterdiklerine göre kolayca değişik biçimler alır.”. Bunun da nedeni bize iyiliğin çeşitli şekillerde öğretilmesi; günah, haram, ceza/ödül, suç, sevap denkleminde iyiliğin şartlara bağlanmasıdır. Öyle olmadığımız taktirde şöyle olacağızdır! İyilik yaşam açısından bir programlama dilidir, bize ilkeleri ve ilkeli olmayı değil şartlara bağlı olarak öyle olmayı öğretir. Kendisine karşı gelene de ‘virüs’/kötülük adını verir, ama iyi olmanın şartlarını o belirler (süper kahraman). Bu yüzden iyilik bir kaderken, kötülük ise seçimdir. Bu yüzden kötülük yüce, iyilik ise sıradandır simema filmlerinde…

Yorumlar