CAPRICORN ONE/Hükmedenler, Peter Hyams, ABD-İngiltere, 1977, Macera, Bilim-Kurgu

Capricorn One, veya Türkiye'de gösterildiği adıyla Hükmedenler, zamanında ABD tarihindeki en büyük komplo teorilerinden birinin oluşmasına ön ayak olmuş ve orjinal senaryosu daha sonra kitaplaştırılmış bir filmdir. İnsanoğlunun aya ayak basmasından 8 yıl sonra çekilen film benzer bir konuyu ele almaktadır.Bu bir rastlantı mıdır, yoksa bilinçli bir davranış mıdır bilemeyiz ama bir şekilde senaryoda savunduğu 'komplo teorisi'ni senaryo ve kitaptan daha öteye taşımıştır Capricorn One. Filmin ilginç konusuna gelecek olursak, insanoğlunun aya ayak basmasının ardından, ABD gözünü insanlı Mars uçuşlarını gerçekleştirmeye dikmiştir. 1970'lerin sonunda da teknik ve maddi açıdan bu amacına ulaşır NASA ve filmin başladığı noktada insanlı ilk Mars yolculuğunu gerçekleştirmek üzere tüm çalışmalar tamamlanmıştır. Herşey hazır olup da Mars'a gerçekleştirilecek yolculuğun günü geldiğinde  özel seçilmiş 3 astronot uzay mekiğine binerler ve...
İşte filmin bundan sonrası 1969'da gerçekleştirilen ay yolculuğunun "aslında gerçekten yapılmadığını, yani aya gerçekten gidilmediğini" öne süren komplo teorisinin ortaya çıkış noktasıdır. Zira mekiğin kalkışına dakikalar kala programdan sorumlu başkan Dr. James Kelloway astronotların yanına gelerek onları mekikten çıkarır ve onları çölün ortasında yer alan bir tesise götürür. Ancak tüm bu hengame sırasında geri sayım da devam etmektedir ve zamanı geldiğinde mekik de uzaya gönderilir. Ancak mekik Mars'a gitmek yerine yörüngede bekletilir. Anlaşılacağı üzere, ne astronotlar uzaya çıkmıştır, ne de uzaya gönderilen mekik Mars yolculuğu programı çerçevesinde Mars'a gitmiştir. Gerçekte olan şeyse, Mekiğin kalkışından iki ay öncesinde yaşam destek ünitesinin çalışmadığının anlaşılması ve Mars yolculuğu gerçekleştiği taktirde üç hafta içinde astronotların öleceğinin hesaplanmasıdır. Ancak ABD başkanı, kongrenin yoğun baskıları altında gerçekleşen bu programın iptal edilmesi durumunda seçimi kaybedeceğini, Rusya ile olan uzay yarışına ayrılan fonların tehlikeye girebileceğini ve böylece uzay yarışında Rusya'nın gerisine düşeceklerini düşünmektedir. Bu nedenle başkan programı iptal ettirmez ve kalkış planlandığı gibi gerçekleşir; ama astronotlar kalkıştan hemen önce mekikten çıkarılacak, uzaya fırlatılan mekik ise Mars'a gitmiş gibi gösterilip yörüngede tutulacaktır. Astronotların çöl ortasında götürüldükleri tesisin bir kısmı ise Mars gezegeninin yüzeyi şeklinde düzenlenmiştir ve mekik sözde Mars'a varıp astronotlar yüzey yürüyüşü yapacağı sırada, önceden düzenlenmiş bu stüdyodaki çekimler canlı bağlantıyla dünyaya gösterilecektir. Böylece ABD de Mars yolculuğunu sorunsuz gerçekleştirmiş olacaktır. 260 gün sonra mekiğin dönüşüyle Mars yolculuğu tamamlandığında ise, kurtarma ekipleri gelmeden önce astronotlar helikopterle kapsülün düştüğü yere götürülüp kapsüle yerleştirilecekler ve kurtarma ekipleri geldiğinde de gidip dönmüş gibi davranacaklardır. Dönen tüm bu dolaplardan iki kişi dışında, Houston dahil kimsenin haberi yoktur. Ne var ki tüm bunlar olurken beklenmedik iki durum gerçekleşir: Önce Houston'daki bir iletişim teknisyeni bir test yaparak gelen sinyallerin uzay aracı vericisinden daha yakın bir noktadan geldiğini saptar ve durumu üstlerine bildirir ama konsolda bir arıza olabileceği cevabıyla geçiştirilir. Teknisyen bununla yetinmeyip durumu gazeteci bir arkadaşına da anlatır, ama bir süre sonra kendisi esrarengiz bir biçimde ortadan kaybolunca gazeteci arkadaşı da durumdan iyice şüphelenir. İkinci ve en büyük aksilik ise mekiğin dünyaya dönüşünde yaşanır. Houston Hava Üssü'nde, astronotların içinde bulunması gereken kapsülün ısı kalkanlarının durumunu gösteren sinyaller kırmızıya döner ve Capricorn One ile iletişim kesilir. Isı kalkanlarının çalışmaması, kapsülün atmosfere girişte yanması ve astronotların da ölmesi anlamına gelmektedir. Bu durum ise, aslında Mars'a gitmemiş olan üç astronotun da yaşamaması gerektiği anlamına gelmektedir.
Şimdi bu üç astronot, devlet tarafından düzenlenen bu komplonun ortaya çıkmaması için ortadan kaldırılmalıdır. Ancak iletişim teknisyeni tarafından uyarılan gazeteci, bir süre sonra kendi hayatı da tehlikeye girecek olsa, olayın üzerine giderek Mars yolculuğunun ardında yatan gerçekleri açığa çıkarmaya kararlıdır. Ancak finalde üç astronottan sadece bir tanesi çöldeki tesisten kaçıp hayatta kalmayı başarır, diğerleri komplonun açığa çıkmaması uğruna öldürülürler; ama hayatta kalan bir kişi tüm gerçeği ispatlamaya yetecektir.
Bugün, 1969 yılında ABD'nin gerçekten aya gitmediğine inanan azımsanmayacak sayıda insan vardır ve bunlar bu görüşlerini belli kanıtlara dayandırmaktadırlardır. Bu filmde de Mars'a inen uzay aracından Mars yüzeyine ayak basma ve yürüme sahnesi; neredeyse ay yüzeyindeki yürüyüşte çekilen görüntülerle birebir aynı olacak şekilde kurgulanmıştır. Bunu özellikle mi yapmışlardır, bizlere birşey mi anlatmaya çalışmaktadırlar bilemeyiz; belki de eldeki tek kayıt o olduğu için ona gönderme yapmışlardır, belki de nihayetinde onun da bir 'kayıt' olduğunu vurgulamak istemişlerdir. Yine de filmdeki 'Mars' kelimelerini çıkarıp yerine 'Ay'ı koyarsak ortada "ay yolculuğunun gerçekte yapılmadığı üzerine" komplo teorisi anlatan bir film olduğunu görürüz. Film ve ay yolculuğu komplosu, ünlü İtalyan çizgi roman serisi ATLANTİS/Martin Mystere'in Türkiye'de kasım 2012'de yayınlanan sayısında "AY KOMPLOSU" isimli bir maceraya konu olmuştur.
Ünlü Alman Rock grubu Rammstein da "America" isimli parçasının klibinde "Ay komplosu"na gönderme yapmaktadır. Grup elemanlarının göründüğü sahneler hep ay yüzeyinde geçmekte ve aslında aya gidilmediğini savunan teorinin bize gösterdiği kanıtları canlandırmaktadır (ayak izleri, bayrak, gölgeler vs.).

Kısaca Capricorn One senaryosunun çıkış noktası, sonradan yarattığı tartışmalar ve diyalogları için mutlaka seyredilmesi gereken bir film. Eski bir film olmasına rağmen etkisinden birşey kaybetmeyen filmin, aynı zamanda Türkçe'ye de çevrilmiş olan bir kitabı da olduğunu söylemekte fayda var. Türkçesi 1980 yılında Milliyet Yayınları tarafından yayınlanan romanı bulması zor da olsa, aramaya değer.


Yorumlar