SİNEMA FİLMLERİNDEKİ BÜTÜN DELİKLER, YARIKLAR VE ÇATLAKLAR ANA RAHMİ OLMAK ZORUNDA MI?/ "AAAAA! BU ADAM ÖLÜ MÜYMÜŞ?" BÜTÜN FİLM BOYUNCA NE YEMİŞSİN BİZİ BE SHYAMALAN./ ŞEHRİMİZDE FİLM FESTİVALİ OLDU DA, BİZ Mİ GİDİP İZLEYİP YORUM YAPMADIK./ ALLAH RIZASI İÇİN 'SÜRREALMOVİEZ' DAVETİYESİ VERECEK YOK MU?

11 Şubat 2014 Salı

WU XIA aka. DRAGON/ Kahraman, Peter Chan, 2011, Çin (Hong-Kong), Dram, Macera, Uzakdoğu

Türkçe adı ile, Yimou Zhang'ın "Ying Xiong/ Hero" "Kahraman"ı ile karıştırılabilse de onun kadar, hatta bizce ondan da iyi bir film Wu Xia/ Kahraman. Dramatik olarak bizim Ömer Seyfettin hikayelerinde okuduğumuz, okuyabileceğimiz bir öyküye sahip film. Özellikle de kahramanının finalde ödediği diyetle Ömer Seyfettin'in "Diyet" öyküsüyle fazlasıyla benzeşiyor. Burada hemen bir anti parantez açıp; aslında Türk Sineması'nın elinde her film sonunda Shyamalan filmleri benzeri bir twist/ters köşe yapabilecekleri büyük bir kaynak olarak Ömer Seyfettin öyküleri olduğunu, ama son dönemde kimsenin bu öykülerden bir uyarlama yapmadığını da belirtelim -1975 yılında 4 öyküsünden yapılan TV filmleri dışında-. Bu açıdan bakıldığında David Fincher'ın kült filmi "Seven"ın finali de onun "Bomba" öyküsünün finaliyle aşırı benzerdir. Kendi adımıza yıllardır "Pembe İncili Kaftan"ın yeni bir uyarlamasını beklediğimizi de not olarak ekleyelim...
Kısaca filmin konusundan bahsedecek olursak; Liu Jin-xi 10 yıldır evli olduğu eşiyle birlikte ufak bir kasabada yaşamakta ve kasabadaki kağıt fabrikasında da işçi olarak çalışmaktadır. Karısı ve çocuklarıyla beraber oldukça sıradan ve birbirini tekrar eden günlerden oluşan bir yaşamı vardır bu kasabada. Ancak bu sıradan yaşamı bir sabah kağıt fabrikasına gelen iki kanunsuz tarafından bozulur. Patronunu tehdit ederek bütün parasını isteyen iki adam karşısında Liu Jin-xi önce saklanıp hiçbir şey yapmamayı seçse de, biraz seyirci kaldıktan sonra olaya müdahale eder ve sadece bir tanesine sımsıkı sarılarak iki haydutu da etkisiz hale getirir! Evet, "nasıl olur bu yahu?" diyebilirsiniz bu nokta da ama bunu düşünen tek kişi siz değilsiniz. Zira olay yerine gelen ve iki haydutun cansız bedenleriyle karşılaşan polis dedektifi de, hele bu iki hayduttan birinin aranan azılı bir kanun kaçağı olduğunu da öğrendikten sonra, teknik olarak Liu Jin-xi'nin bu adamı etkisiz hale getirmesinin imkansız olduğunu düşünür. Böylece dedektif, Liu Jin-xi'nin gerçekte kim olduğunu açığa çıkarmak için onun geçmişini araştırmaya başlar. Ancak dedektif araştırmasını derinleştirdikçe bu mazbut aile babasının geçmişinin hiç de öyle parlak olmadığını keşfedecek, hatta hiç ummadığı yerlere varacaktır bu merakın sonu.
Yimou Zhang'ın "Kahraman"ında gördüğümüz o görkemli (uzakdoğu) dövüş sahneleri çok fazla yer kaplamasa da filmde, dramatik yapısıyla daha fazla öne çıkıyor; filmin Çin menşeini göz önünde bulundurup bu açıdan yaklaşanları biraz hayal kırıklığına uğratabilir Wu Xia. Ancak filmin başlarında geniş bir yer kaplayan Liu Jin-xi'nin "sadece birine sarılarak"  iki haydutu etkisiz hale getirme sahnesi ve hemen ardından polis dedektifinin etraftaki ayak izleri ve tahribattan yola çıkarak kendi iç sesi eşliğinde Liu Jin-xi'nin bu işi nasıl yaptığını çözümlediği sahneler insanı yeterince tatmin ediyor. Geri dönüşlerle tekrar izlediğimiz ve mücadeleninin detaylarının gösterildiği bu anlarda polis dedektifimiz, Liu Jin-xi'nin hayduta sadece sarılmadığını veya haydutun onu sadece oradan oraya fırlatmadığını, tüm olayın Liu Jin-xi'nin kontrolünde gerçekleştiğini düşünerek, buradan onun çok ileri teknikleri bilen bir kung-fu ustası olabileceği sonucuna varır. Her ne kadar düşüncesinde haklı olsa da bilmediği başka şeyler de vardır.
"Kahraman/Wu Xia" dramatik yapı içerisinde özellikle repliklere de en az uzakdoğu dövüş sanatlarına verdiği önemi vererek bize muhteşem bir seyir imkanı sunuyor. Başlardaki kurgusal oyunlar ile aklımızı ve film boyunca çalan müzikleri ile de kulaklarımızın pasını silerken sonunda kalbimizi fethetmiş bir eser olarak arşivimizdeki seçkin yerini alıyor...

“…insan dediğimiz şey, etten ve kemikten oluşan bir canlıdır. İyi biri mi? İyi veya kötü olmaya psikolojimiz karar verir." Liu Jin-xi

“Kimsenin gerçek anlamdan özgür iradesi yoktur. Kimsenin günahı olmadığında hepimiz onun günahını paylaşırız. Hepimiz suç ortaklarıyız,” Liu Jin-xi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder