SİNEMA FİLMLERİNDEKİ BÜTÜN DELİKLER, YARIKLAR VE ÇATLAKLAR ANA RAHMİ OLMAK ZORUNDA MI?/ "AAAAA! BU ADAM ÖLÜ MÜYMÜŞ?" BÜTÜN FİLM BOYUNCA NE YEMİŞSİN BİZİ BE SHYAMALAN./ ŞEHRİMİZDE FİLM FESTİVALİ OLDU DA, BİZ Mİ GİDİP İZLEYİP YORUM YAPMADIK./ ALLAH RIZASI İÇİN 'SÜRREALMOVİEZ' DAVETİYESİ VERECEK YOK MU?

12 Mart 2012 Pazartesi

LORD OF WAR/ Savaş Tanrısı, Andrew Niccol, 2005, ABD, Macera-Dram


Film, fabrikadaki üretiminden başlayıp Afrika’daki masum bir kadının alnının ortasına girdiği ana kadar bir kurşunun öyküsünü anlatarak başlar. Bu açılıştan sonra, Yuri Orlov’un (Nicholas Cage) “Dünyada 550 milyon ateşli silah bulunmaktadır. Buda her 12 kişiden birinin silahlı olduğunu gösterir. Tek soru: Geri kalan 11 kişiyi nasıl silahlandırabiliriz?” sözüyle devam eder ve yönetmenin “Dünyadaki en büyük silah satıcıları BM güvenlik konseyinin beş daimi üyesidir. Bunlar ABD, Rusya Federasyonu, İngiltere, Fransa ve Çin’dir” açıklamasıyla da biter. Bir de filmin bu açıklamadan önceki final sahnesi vardır ki, aslında bir Amerikalı’nın gözünden tüm gerçeği açıklamakta/ itiraf etmektedir bize: Finalde, film boyunca peşinde olan İnterpol ajanı onu yakalayıp sorguya aldığında Yuri Orlov bütün soğukkanlılığıyla ona şöyle der: ”Biraz sonra bu kapı çalınacak ve bir üst rütbeli tarafından çağırılacaksın. Önce seni övecek, daha sonra beni serbest bırakman gerektiğini anlatacak ve ben serbest kalacağım. Çünkü benim düşmanım senin patronunun da düşmanı. Yani Amerikan hükümeti, yasal yollardan yapamadığı, ancak yapılması onun çıkarına olan şeyleri sivillere (yani bana) devretmiş durumda” ve bu sözün ardından kapı çalınır, omzu kalabalık bir asker görünür, sonra Yuri Orlov’u binadan çıkmış olarak görürüz aynı askerle tokalaşıyordur. Ve Yuri tekrar bildiği tek işi yapmaya devam eder! Ancak çok ilginçtir, Yuri’nin satışını yaptığı silahları film boyunca bir kere bile kullanmadığını görürüz, hatta yanında denenmesinden, birine ateş edilmesinden oldukça rahatsız olmaktadır; kendisi için, ne amaçla kullanıldığını görmediği sürece satışını yapmak mübahtır. Film boyunca daha nice sert eleştiri görürüz, belki bir Amerikalı’dan beklenmeyecek şekilde. Aslında bu nedenle de film, Uluslar Arası Af Örgütü’nün desteğiyle çekilmiş ve gösterime girmiş, Avrupa’da bir çok yerde gösterim için salon bulamamış, mali destek bulunamadığı için de bağımsız olarak çekilmiş ve oyuncuların aldıkları ücretleri düşürmeleriyle tamamlanmıştır. 

video


2 yorum:

  1. filmin başlangıç sahnesi benimde çok hoşuma gitmişti, filmi izledikten sonra uzun süre etkisinden kurtulmamış, her gördüğüm arkadaşıma bu filmden bahsetmiştim :)

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle halısınız. Filmin her karesi aforizma niteliğinde aslında, özellikle Afrikalı kızın "kolum yeniden çıkacak mı?" diye sorduğu sahne Yuri'ye!

    YanıtlaSil