SİNEMA FİLMLERİNDEKİ BÜTÜN DELİKLER, YARIKLAR VE ÇATLAKLAR ANA RAHMİ OLMAK ZORUNDA MI?/ "AAAAA! BU ADAM ÖLÜ MÜYMÜŞ?" BÜTÜN FİLM BOYUNCA NE YEMİŞSİN BİZİ BE SHYAMALAN./ ŞEHRİMİZDE FİLM FESTİVALİ OLDU DA, BİZ Mİ GİDİP İZLEYİP YORUM YAPMADIK./ ALLAH RIZASI İÇİN 'SÜRREALMOVİEZ' DAVETİYESİ VERECEK YOK MU?

7 Mart 2012 Çarşamba

Pİ, Darren Aronofsky, 1998, ABD, Bilim-Kurgu, Dram


Doğada bulunan bütün evrensel kalıpları açımlayacak, sırlarını açığa çıkaracak ve onlara hakim olmayı sağlayacak sayının peşindedir matematikçi Max. Baktığı heryerde sayılar, semboller görmekte, herşeyin varlığını hesaplamakta, elde ettiği sayıları kaydetmekte, ulaştığı sonuçlarla başka arayışlara girmektedir. Aslında ne yaptığını, neyi hesapladığını tam da görememekteyizdir ya da bilememekteyizdir, ama o bu uğurda paranoyak bir hale gelmiştir. Filmin siyah-beyaz (beyazı bile siyaha çalmaktadır, gridir) atmosferi bize onun içine düştüğü paranoyayı, sayıların kararttığı hayatını yansıtmaktadır. Yaşadığı mekan da bir bakıma zihninin bu karışıklığını yansıtmaktadır ve bilgisayarı Öklid'in bütün kabloları beyninin sarmalları gibi yaşam alanını kaplamıştır. Öklid'i de, kendisi gibi, ulaştığı sayıları analiz edip 'tanrının adını' bulması için programlamıştır Max. Ne Öklid'in Max'dan, ne de Max'ın öklid'den farkı vardır. Filmin finaline doğru 'tanrının 216 basamaklı adını' bulan Öklid bunun ağırlığı karşısında çökerken, Max'da ulaştığı sonuçları ve hesaplamaları beyninden söküp atmak istercesine kafasını bir matkapla deler. Öklid'le olan özdeşliğini göstermesi açısından ilginç bir ironidir bu. Elbette Max'ın ulaştığı sonuçlar başkalarının da, özellikle sayılarla oynayan-yaşayan borsacıların, dikkatini çeker ve ondan faydalanmaya çalışırlar. Ulaştığı ya da ulaşacağı sonuçların insanlık tarafından nasıl kullanılacağını bilen Max'ın paranoyası da buradan gelmektedir. Ve Pi, bize daha nice muhteşem işini sinemada seyretme fırsatı bulacağımız Darren Aronofsky'i müjdelemektedir.

video

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder